Konuşmak anlamsızken, sessizlik hâkimken bile yanında oluşu yetiyorsa birinin, o kişiyle mi olmalı insan?
Siyah ve beyaz, bir araya gelebilir mi? İkisi de memnunken hayatından..
Konuşmak anlamsızken, sessizlik hâkimken bile yanında oluşu yetiyorsa birinin, o kişiyle mi olmalı insan?
Siyah ve beyaz, bir araya gelebilir mi? İkisi de memnunken hayatından..
Kanımca herşey yapmacıktı.
İstila komandoların bedenimi sardı.
Askerlerim silahsızdı,bu nedenle kalelerim az zamanda hırpalandı.
Kara listem okunaklı,sonuçlar dokunaklı.
Son celsede boşadım aşkımı,elimin tersiyle düz ettim tüm kırışıklıkları.
Tadilatta kalbimin boş beyaz sarayları.
Yaşlı taş çocuk kırdı sevdiği tüm oyuncakları..
Varır mı şahıma son lütuflarım, kimsede aramadım gönlümün pamuk prensesini.. Sen yüzümdün beni kahrettin.
…
Yalnız aşkı vardır aşkı olanın
Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
Kardeşim olan gözlerini unutmadım
Çocuğum olan alnını sevgilim olan ağzını
Dostum olan ellerini unutmadım
Karım olan karnını ve önlerini
Orospum olan yanlarını ve arkalarını
İşte bütün bunlarını bunlarını bunlarını
Nasıl unuturum hiç unutmadım
Kibrit çak masmavi yanardı sesin
Ormanlara ormanlara yüzünün sesi
En gizli kelimeleri akıtırdı ağzıma
Şu karangu şu acayip şu asyalı aşkın
Soluğu kesen ağulayan ormanlarında
Yaşadım o kısa ve korkunç hükümdarlığı
Ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında
Karadeniz’e karışırdı ordan Akdeniz’e
Ordan da daha büyük sulara
…
Cemal Süreyya - Ülke.
Ben denize aşığım,
Senin gibi sevgilim, sevgi dolu,
Ve bazen senin gibi, çılgınca.
Bir göçebe, bir seyyah.
Bazen, senin gibi meçhul,
Bazen, senin gibi üzülmüş.
Kimi zaman sessizliğe bürünmüş.
Ben denize aşığım.
bir parça son yalnızlığa öncekiler hazırlıktır
insan bırakmaz sevdiğini sevmek insanı bırakır
kalırsa gözlerinin elinde yaldızı belki kalır
ney üşür kanun pırıldar udlar oldukça karanlıktır
nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi
Ve adam çaresizdi.
Sigarasına can verdi, zehirledi herşeyi..
Üfledi koca karanlığa, kalbindeki çığlıklarla..
” Söyleyecek hiç bir şey kalmamıştı.. Adam, arkasını dönmüş ve rüzgara karşı yürümeye başlamıştı. Rüzgar gözyaşlarına engel oluyordu. Kalbini bıraktığı kişiden uzaklaştıkça güçsüzleşen vücudunu, soğuk rüzgarın tokadı dinç tutuyordu.. Artık bomboştu herşey, anlamsızdı. Hiç bir şeye inancı kalmayan ve hiç bir şeyi umursamayan biri olan adam, sadece yaşamış olmak için yaşıyordu artık. Bir gün de ölmüş olmak için ölecekti.. “